Bir kaç satır söz döküldü dudaklarımdan.. Kahırlı dertli içli.. Rutubetli bir gecenin sabahından, Karanlık duvarlardan, Buz tutmuş, paslı soğuklardan, Hepsinde ayrı bir ahenk Ayrı bir hüzün.. Bilmem ki sürer mi hep ayrılık Böyle sancılımı olur acı dedikleri.. Geçemedim bir yığın söz bulutundan...
Kapı aralıklarından.. Hayaller dünyasından.. Sesi gelir umudun uzaklardan.. Mor kanatlı serçeler Kan kırmızısı güller Kahredici yüzler Ah geçemedim bir yığın söz bulutundan..
Kelime kelime anlamlardan Kukla olmuş insan bozmalarından Yalan karışmış sevdalardan İyi bak.. iyi.. Her ne varsa onlardan.. Söz gelimi söylenmiş özsüz sözler Laf olsun diye ortaya atılmış içi boş cümleler Biliyorum.. yada bilmiyorum.. Hepsi mazide kalan son kareler.. Şimdi üst üste biriken hesaplardan Geçemedim gitti bir yığın söz bulutundan..
Pencere kenarlarından Bodrum katlarından Habersizce akıtılan bir kaç damla gözyaşından Taze bir umut gibi Yeşerir tarlalarda, bahçelerde Ah bu ıssız vadilerde Özgürlüğün tükendiği kelepçelerde Keder var gökyüzünde... Ölümün düşüncesi var.. Göndereni belli olmayan mektuplardan Hep aynı adrese yollanan postalardan Karamsarsı notlardan Israr dolu bakışlardan İyi bak.. iyi.. Her ne varsa onlardan... Ah geçemedim bir yığın söz bulutundan...