Umut Gençliği İlahî Emri Yineledi: Oku!
Umut Gençliği Dergisi’nin yeni sayısı Kasım ayında okuyucusuyla buluştu. Umut Gençliği bu defa ilahî emri yineleyen kapağıyla karşımızda: Oku!
Murat Menteş ve Ömer Karaoğlu da Dergide!
Umut Gençliği Dergisi bu sayısıyla, ilginç kurgu tarzı ve şaşırtıcı olay örgülerinin yazarı Murat Menteş’le kitaplar üzerine yapılmış keyifli bir röportajı da okurlarıyla buluşturuyor. Dergi, ayrıca 31 Mayıs’ta terör örgütü İsrail’in saldırısına uğrayan Mavi Marmara’nın yolcularından sanatçı Dr. Ömer Karaoğlu ile gemi üzerine bir sohbet gerçekleştirdi. Mavi Marmara katliamında sanatçı kimliğiyle bulunan Ömer Karaoğlu gemiye dair izlenimlerini ve yaşananları anlattı.
Yazarlara Kitap/Okumak nedir diye sordu!
Umut Gençliği Dergisi, yazarların kitaplar/okumak hakkındaki görüşlerini de aldı. Mustafa İslamoğlu, Fatma K. Barbarosuğlu, Ümit Aktaş, Bülent Akyürek, Ali Ayçil, Asım Öz konu hakkındaki düşüncelerini Umut Gençliği Yazı İşleri’ne aktardı.
Kapak dosyasının dışında edebi içeriği, kitap-film tanıtımları, özgün tasarımıyla Umut Gençliği okurlarını bekliyor.
--
Önsöz:
Okumaktan mani ne, kişi hakkı bilmektir
Çün okudun bilemedin, ha bir kuru emektir.
Yunus Emre
Farkında Ol!
Okumak, olup bitenden haberdar olmaktır; bu yaşadığını hissettirir insana. Yaşadığımızın farkında olduğumuzda gelişmeleri de fark edeceğiz. Bununla birlikte iradî olarak kendimize ait olanı seçeceğiz. Böylece kendi istikametimizi belirleyip, yığından ayrılacağız.
Kitap okumak özgürleştirir; televizyon size ihanet ediyor!
Televizyon, bilgisayar ve diğer görsel materyaller insan zihnini sığlaştır, mahkûm eder. Kimi, insanın olaylar hakkındaki görüşleri televizyonun izin verdikleriyle sınırlar.
Kameralar size nereyi gösterirse siz orayı o şekilde, o haliyle o boyut ve sınırlarıyla tasavvur edersiniz. Düşüncelerinizi bu temelde inşaa edersiniz. Bu nedenle televizyon zihninizi ve ufkunuzu kısıtlar, daraltır; kendisine bağımlı tutar. Oysaki kitaplar insan zihnini özgür kılar. Çünkü kitaplar insana herhangi bir örgüyü dikta etmez, kendisiyle baş başa bırakır. Kitap, “kapıdan içeri girdim” deyince siz bu kapının rengini, şeklini, hangi yöne açıldığını, ne tarz bir kapı olduğunu kendiniz belirlersiniz, tablonuzu kendiniz boyarsınız. Oysaki televizyonda böyle bir durum söz konusu değildir. Çünkü televizyon sizin hangi tarz, şekil ve renkteki kapıdan gireceğinizi, kapının hangi yöne açılacağını size dikta eder ve siz de bunu kabullenirsiniz.
Ve insanlığa mutlak kitap iner…
Mustafa İslamoğlu Hocamızın da vurguladığı gibi birbiriyle eş anlamlı, birbirini tamamlayan dört kitap vardır:
- İnsan Kitabı,
- Kâinat Kitabı,
- Vahiy Kitabı,
- Hadisat Kitabı
Nihayet bütün kitapların özünde o mutlak hakikat vardır; vahiy kitabı, Kur’an… Bu nedenledir ki, bütün kitaba nispeti derecesinde ehl-i kitaptan sayılır. Ve kitaplar onu anlatmalı, onu anlamak için okunmalı. Bir mesel olarak diyebiliriz ki “dünyadaki bütün kitapları yakmalı, onların aydınlığında Kur’an okumalı”…
Umut Gençliği “Oku” sayısı hayırlı olsun.
Yeni satırlarda görüşmek ümidiyle…
Yeni sayıyı okumak için tıklayınız....