|
Bir genç düşünelim bugünkü tabirle yediği önünde yemediği arkasında… Önünde son model teknolojik bir alet kısacası keyfine keyif katarak eğlenip duruyor.Bu gencin böyle oynarken teknolojik oyuncaklarını satması,bırakması veya onunla oynamaması günümüzde ya onun başka bir eğlence alanına merak sarmasından ya da teknolojik oyuncağının bir üst modelini istemesinden dolayı gelişir.Bakalım o zaman ki genç “Musab” ne yapıyor.
Musab çarşıdan geçiyor.Mekke’nin tüm genç kızlarının gözleri ondan ayrılmayacak sanki…Musabın üstünde her zaman ki gibi Annesinin Suriye’den özel olarak getirttiği kumaştan yapılmış bir elbise ve etrafına saçılan o güzel kokusu var.Buradan at yarışlarına gidecek ve her zaman ki gibi kazanacağa benziyor,evet evet kazanacaktır..Ne şanslı bir çocuk bu Musab annesi Mekke’nin en zenginlerinden doğal olarak oda zengin,aynı zamanda yakışıklı ve bakımlı biri..
“Bu dünya hayatı,yalnızca bir oyun ve(eğlence türünden) tutuklu bir oyalanmadır.Gerçekten ahret ise, asıl hayat odur.Bir bilselerdi’’(29/64)Rabbim bize çok güzel bir bilgi Pratik ise ilk olarak Efendimiz ve …
Vahyin gelmesi tebliğin başlaması, Mekke’nin çarşılarında,pazarlarında,sokakların kısacası her yerinde Abdullah b.Muhammed(s.a.v) kendini peygamber ilan etmiş sözlerinin yayılması ve Daru’l Erkam da Müslümanların gizli gizli toplanması sırasında Musab’ın da bu sözleri duyarak gizlice Daru’l Erkam’a gidip Müslüman olması ve bütün malını bırakması meydana geliyor.Musab artık eskisi gibi eğlenmiyor,koku sürünmüyor üstüne üstelik Mekke’nin gaddar kadınlarından biri olan ve çok korktuğu annesi tarafından hapsediliyor.Fakat yinede yolundan dönmeyerek daha çok ve dik adımlarla ilerliyor.Bu eziyetler ona ata gem vurma misali oluyor.Ve Habeşistan’a hicret olduğu sırada Mekke’den Habeşistan’a hicret ediyor…
I.Akabe Biatı ve Sorumluluk
Yesrib’den gelenlerin biat ettikten sonra bir öğretmenle yurtlarına geri dönmeleri sebebiyle bu göreve Musab layık oluyor.Yesrib’de temsil ve tebliğ çalışmalarını sürdüren Musab 1 sene sonra 70 kişiyle birlikte Mekke’ye II.Akabe biatı için geliyor.Başarılıkla yaptığı, temsil ve tebliğ görevinin ilk meyvelerinin çokça verilmesi üzerine Yesrib’e hicret kararı alınarak yavaş yavaş hazırlıklar başlıyor.Musab’ın da orada yerine getirdiği bu sorumluluğu bizim en küçük şekilde Hocamıza,arkadaşlarımıza dahi getiremediğimizi görebiliyoruz…
Uhud Savaşı ve Bir şehit Kanının toprağı bereketlendirmesi
Savaş zamanı çatmış, gelmiş,hazırlıklar tamamlanmış,sıcak çatışmaya girilecek.Efendimiz sancağı Musab’ul Hayr’a vermiş.Musab tek elinde sancağı taşırken diğer eliyle ise düşmanları darma duman ediyor.Bir eli inşayı temsil ederken diğer eli ise yıkımı,tahribatı temsil ediyor.Musab, Savaş Müslümanların aleyhine dönünce Efendimize doğru yönelen müşriklerin önüne geçiyor ve ‘’Ondan öncede elçiler gelmiştir’’ ayetini okuyarak düşmana karşı Efendimizi koruyor.Müşrikler bir elini kesiyorlar,Musab sancağı diğer eline alıyor ve öteki elini de kesince sancağı pazılarının arasında tutuyor.Son darbenin de gelmesiyle birlikte Ruhu ebediyete yükselirken, bedeni ise beşer olarak kalıyor… Kanı toprağa değer katıyor…Her şehit kanı gibi…
Efendimiz savaştan sonra şehitlere bakmak için meydana çıkıyor.Ona Musab’ın bir tarafının örtülse,örtünün kısa olduğundan dolayı diğer tarafının açıkta kaldığı söyleniyor.Efendimiz başının örtülmesini,ayaklarının ise ızhır otlarıyla kapatılmasını söylüyor.Musab’ın başına gittiğinde ise onun narin bedeninin böyle olmasını,bir zamanlar misk kokularıyla kokan,özel kıyafetlerle donatılan bedeninin şimdi ise bir kefen dahi bulamadığını görerek duygulanıyor ve şu ayeti okuyor…
‘’Müminler içerisinde Allah adına verdikleri söze sadık kalan nice yiğitler var, onlardan kimi kendini adak olarak sunmuş kimi de sırasını beklemekte,fakat asla sözünden dönmemektedir.’’(33/23)
Musab(r.a) bu dünyanın oyun ve oyalanma olduğu ayetini anlamış ve hayatını çok güzel bir biçimde uygulamış… Rabbim bizleri de Musab’lardan eyle…
|